15 Şub 2017

To Be Continued...

Çarşamba günlerinin pazartesilerden daha sıkıcı olduğunu düşündükçe sıkılıyor, sıkıldıkça çarşambadan daha çok nefret ediyordu. Uzun zamandır şöyle esaslı bir kahkaha da atmamıştı. Kahkaha onun için bir beslenme biçimiydi halbuki. Düzensiz beslenmeden dolayı kilo da almıştı. Kahkahasızlığın zararları konulu bir kitap yazacak kadar veri vardı elinde ama enerjisini sömüren dünya yüzünden ona da üşenirdi muhtemelen.

Küçük şeylerden mutlu olabilen bir bünyenin bu denli karamsarlığa düşmesinin nedeni neydi peki. Tükenmişlik sendromu? Belki de... Yok ama onu yakıştıramaz kendine, tanırım o kadar. Çok afili adı olan şeyleri, çok konuşulan, çok gündemde kalan konuları sevmez. Onun sendromu olsa olsa "ulan bir işim de rast gitmez mi be" sendromu olabilir ya da "yoruldum lan artık" sendromu. Bilmiyorum...

25 Mar 2016

Küçük bi mola...





Evet biliyorum öyle keyifli günlerimiz yok şuaralar... Ağır küfürlü, cinnetin eşiğinde, ağlamaklı bir yazı yazmam lazım olanları düşününce. Terör yeni bir konu değil, kadere de inanıyorsanız yemişim bombayı diyebiliyorsunuz da şu çocuk tacizlerini, tecavüzlerini beynim almıyor, çocuk yapasım gelmiyor, gelecek için çok endişeleniyorum. Ne olacak o çocuklar, nasıl yetişkinler olacaklar büyüyünce, ne kadarını atlatabilecekler? Ayy beynim uyuştu yine.

Ya ben aslında şu şarkıyı bırakıp çıkacaktım. Kendi üstümde denedim, arka arkaya dinleyince bünyeye iyi geliyor.

Hadi öptüm, görüşürüz...

13 Oca 2016

Hayat bazen...


İtiraf edeyim, sırf sizinle şarkıyı paylaşmak için yazıyorum bu yazıyı. Link verirsem açmazsınız diye korkumdan da video ekledim :) Çok mu harika, dünyanın en güzel şarkısı mı, yooo hatta sözleri çok boş bile... Ama müzik derin, yorum kaliteli.. Dinleyin yahu bir şey kaybetmezsiniz.

4 Oca 2016

İki bin mi on altı?

Yazacağım, evet evet yeni yılın ilk pazartesisi , kısa da olsa yazacağım. Başlamadan önce okuma listemdeki diğer arkadaşların yazılarına şöyle bir göz attım. Yanlış anlamayın, sözüm meclisten dışarı ama nasıl bir reklam merakı bu arkadaş. A101 indirim kataloğu anlatan gördüm. Gerçi postun içini açmadım belki dışarıdan öyle gözüküyordur (yani umarım:). Ayy bilmiyorum ama ben sevmedim bu işi. Bloggerlığın (ne kadar çirkin oldu bu kelime) sonu bu olmamalı yahuu.

Amaan neyse... Efenim her yıl başında olduğu gibi bu yıl da kendime kitap okuma hedefi koydum. Elimdeki 1milyon yarım kalmış kitabı bitirmeyi planlıyorum. Destekçim şimdilik bir tane var ama ara ara siz de okudun mu diye sorun olmaz mı?

Bir de bu yıl için (çok gereksiz) bir hedefim daha var. Elimdeki tohumlarımı (sukulent, lavanta, papatya, dereotu vs. ) ekip bahçeciliğe girişeceğim. :) Bahçecilik dediğim de saksı-balkon ama olsun.

Yeni yılın ilk hedefleri ile başladım yazmaya, gerisi gelir inşallah. Bu arada blogumun üstüne daha çok eğilme hedefim de var ama çok dillendirmiyorum :)

Seversiniz belki, ben bu ara sardım baya.